Sormak Değil Cahil Kalmak Ayıp

Ashaptan Hz. Enes’in annesi Ümmü Süleym (r.anha) şu olayı anlatmıştır:

“Ben Hz. Peygamber’in (s.a.v.) pak zevcesi Ümmü Seleme (r.anha) ile komşu idim.

Sıkça hane-i saadete girerdim. Bir gün Resulullah’a;

—Ya Resulullah, bir sorum var;

— Bir kadın rüyasında kendisine kocasının cima ettiğini görse, onun gusül abdesti alması gerekir mi?’ diye sordum. Böyle bir soru üzerine, yanımda bulunan Ümmü Seleme validemiz bana:

­­– Ey Ümmü Süleym, Allah iyiliğini versin, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) yanında kadınları rezil ettin, bu ne biçim soru!’ dedi. Ben de:

—Allah hakkı öğretmekten çekinmez. Bizim bilmediğimiz müşkül şeyleri Resulullah’a (s.a.v.) sorup öğrenmemiz, o konuda kör cahil kalmamızdan daha hayırlıdır’ dedim.

Bunun üzerine Hz. Resulullah (s.a.v.) :

—Ey Ümmü Süleym,  Allah hayrını artırsın, böyle bir rüya gören kadın üzerinde bir ıslaklık görürse (boşalıp kendi menisi akmışsa) gusül alması gerekir buyurdu. O esnada Ümmü Seleme validemiz:

–Ya Resulullah kadının menisi olur mu?’ diye sordu.

Hz. Resulullah (s.a.v.) :

—Tabii ki olur, olmasa çocuğu kendisine nasıl benzer?

Bu konuda kadınlar erkeklerle aynıdır. Buyurdu.        (Ebu Davut, Taharet 95 Tirmizi, taharet, 82; İbn-i Mace, Taharet.)

Müslüman kadınlar, ibadetlerini ilgilendiren her şeyi ehliyetli âlimlere sorup öğrenmelidir. Sorulan kimse, peder, mürşit gibi kendisinden çekinilen ve hürmeti hak eden kimse de olsa, en mahrem konuları sormaktan çekinmemelidir. Bir iş Allah için olunca, küçük ve basit olmaz. Böyle durumlarda utanma, şeytandandır.

Elbette her durumda edep ölçüleri korunmalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir