Ateistlerin “İlk Neden” Handikapı
Ateistlerin, özellikle B. Russell’ın “ilk neden” konusunda inananlara karşı ileri sürdüğü iddiaları Risale-i nur ile çürütüldü.
Öncelikle din bir kabuldür. Kabul olduğu için de isbata ihtiyacı yoktur. Fakat Cenab-ı hakkın varlığı meselesinde kabulden nasibi olmayanların altından kalkamadıkları handikapları vardır. İlk neden dedikleri sorgulama en nihayet Allah’ı kim yarattı? Sorusuna varır.
Mevcudat varsa bu mevcudu o mevcut cinsinden olmayan bir ilk yaratan vardır o hiç bir varlığa benzemez çünkü onun cinsinden değildir. Yani mümkin dairesindeki mevcutların birbirini icad edip teselsül ettirmesi imkansızdır. Yahut o onu, o da onu icad edip devir suretinde dahi olamaz. Öyle ise bir Vâcib-ül Vücud vardır ki, bunları icad ediyor. Bir şeyi yapan aynı cinsten olamaz. Ekmeği yapan ekmek olamaz ona bir fırıncı lazım. Netice olarak hiçbir şey cinsinden olmayan bir şey kainatı yaratmıştır.
Bilindiği gibi, bir şeyin var edilmesinde ilk şart, iradedir. İlim ve kudret yerinde olsa bile, irade edilmedikçe bir şey ortaya çıkmaz. Ağacın, meyve vermeyi irade edemeyeceği açıktır. O hâlde o meyveler ağacın malı değildir, ağacın meyve vermesini irade eden ve onu “bir meyve fabrikası” olarak terbiye eden ancak Allah’tır. Nitekim biz de başımızdaki saçların teşekkülüne sahip çıkmıyor ve “Saçım uzamış!..” demekle bunu çok güzel ifade etmiş oluyoruz. Meyveyi yapan, öncelikle meyve yapmayı bilecektir, sonra insanları ve onların meyveye olan ihtiyaçlarını bilecektir, insanlara merhamet edecektir. Bütün bunların kuru bir ağaca isnat edilmesi mümkün olmadığından, ne devir, ne de teselsül yoluna girmeksizin doğrudan doğruya meyveyi Allah’ın yaptığı, yarattığı söylenir.

