GAZZE’DE KEFENLERİ KÜÇÜLTÜN

Gazze’de kefenleri küçültün..
Zira oyun çağında zulme, açlığa, savaş şartlarına, insan haklarına aykırı bombaların kulaklarında çınladığı vahşete direnen çocuklara bir beden büyük geliyor kefenler.. Daha yeni açmışken babalarının kanlarıyla sulanan bu topraklarda gözlerini, minik bedenlere bol geliyor kefenler.
İsrail’in füzelerini göğüslerken şehadete and içmiş Yasinler; bizlere de bir beden büyük geliyor İslam’ın miracını muhafaza etmek.
Ağır gelmedi Kudüs’ün annelerine bebeklerini toprağa vermek; bizlere ağır geldi kardeşlerimize sıkılan kurşunlara desteği kesmek.
Affedin kardeşlerim.. Siz canınızdan, ciğerinizden geçtiniz de; bizler keyif kahvemizden geçemedik.
Affedin kardeşlerim.. Çünkü siz kanla karışan gözyaşlarınızı silecek bir bez bulamazken; bizler matiğin leke çıkaranını, sizin kanlarınıza tercih ettik…
Affedin.. Size mezar olurken Gazze’nin her bir karışı; bizler sıcak duşlarımızla, rahat yataklarımızda birkaç hikayeyle paylaştık zannettik sizin acınızı.. Birkaç nara ile susturduk vicdanlarımızı. 3 gün sonra bırakacağımız boykotla, bitirdik sandık 70 senelik mermilerin sermayesini. Yüzde ellilik indirimlere sattık paramparça cesetlerinizi..
Hatta affetmeyin kardeşlerim! Sizin çocuklarınız cennet kuşu olurken; bizler allayıp pullayıp çocuklarımızı, 100 yıllık zulmümüzün bayramını kutladık bugün. Sahi kendi savaşını yenemeyen bu millet, nasıl kucaklayacaktı sizin şanlı davanızı? “Şehit olursam beni Türk bayrağına sarın!” diyen Filistinli genç anladı da bizim ceddimizin kadrini, bizler bir asır geride kaldık bu şuurdan..
Beylik laflar ettik.. İsrail’in ne katilliğini koyduk, ne zâlimliğini de, 4 köşe televizyonlarımızın karşısında gösterdik mücahitliğimizi.
Bu dava yalnızca sizinmiş kardeşlerim! Eğer olsaydı bu dava İslam’ın; 313 kişi yeterdi düşmek için yola. İzlemezdik kaç milyon Müslüman Gazze’nin gecelerini aydınlatırken bombaları.
Siz ölümsüzlüğe koşarken şehadeti arzulayan kalplerle, biz nasıl taşıyacağız çıkaramadığımız her bir sesin utancını..
Barış çağrısı yapıyorlar, ateşkes diyorlar. Sahi Siz istiyor musunuz kardeşlerim bu barışı? İki imza ile bitecektiyse bu mücadele, neden siper etti sizin Ahmetleriniz en ön safta çıplak etlerini? Neden fırlattı Yusuflar ellerine tutuşturulan bir avuç taşı zırhlı tanklara?
Şimdi barış mı çözüm olacak bebeleri kucağında feryat eden analara? Evlerinin anahtarı cebinde, sokakta kalmış yuvalara..
Zamanı var biliyorum Rabb’im! Biz yalnızca seyircileriyken bu intifanın; ne gücümüz kaldı ne takatimiz. Bizim sabrımız kalmamışken 1 metrelik bir kefen daha görmeye sosyal medyalarda; Filistin’de babalar poşetlerde taşıdı ciğerlerinin naaşını.
Hesabını nasıl verecek dünya bu ciğerin?
Gerçi hangi Dünya?!
Öldürülen mavi gözlü, sarı saçlı olmadıkça gıkını çıkarmayan Dünya! Senelerce lanetli kavmi mazlum gösteren sinema perdelerine ödülleri yağdıran riyakâr Dünya! 75 senelik soykırım önünde 3 maymunu oynayan iki yüzlü Dünya! Bomba sesleri ninni gelirken Gazze’nin Mücahit çocuklarına, İsrail askerinin psikolojisinden endişe eden kör Dünya ve sağır medya!
Sen öğret bize Aksa’nın çocuğu! Kelepçeler takılırken ellerine, seni gülümseten cesareti ve şecaati. Kara harekâtı haberini duyunca; “Şehit mi olacağız? Bizden sonra başkaları gelecek, direnişe devam!” dedirten yüreğin imanını.
Biliyorum İslam’a karşı birleşti her daim küfür! Hep şahit oldu yeryüzü firavunlara ve Musalara. Ebu cehillere ve Muazlara.
Hendek’ten bu yana İslam’ı yeryüzünden silmekti küffârın niyeti. Ama çıkmadı koskoca İslam camiasından bir Selman-ı Fârisi. Bırak düşmanla aramıza çukurlar kazmayı, biz beceremedik İsrail’e burger zıkkımlandıran markalardan elimizi çekmeyi. Koruyamadık mabedimizi ve dinin izzetini. Yahudi, yüksek duvarların ardından savaşırken tıpkı Hayber’deki gibi, henüz çıkmadı aramızdan kalenin kapısını Alivâri söküp atacak bir yiğit.
Yarabbi! Biliyorum zamanı var. Kardeşlerimiz yudumlarken şehadet şerbetini ah etmedi belki, lakin biz yorulduk izlemekten bu melunların bağrımızda yaktığı ateşi.
70 yıl önce doğan her çocuğun eceli gelmeden İsrail’in elinden, gelsin artık İslam alemine teslim-i izzet edecek Kudüs Fatihi!
Ya Rabbi! Biliyorum zamanı var. Elbette çıkacak bu ateşi söndürecek bir İbrahim. Filistin elbet kurtulacak. Şafak sökecek yakında, ondandır bu zifiri karanlık. Alınacak dökülen her damla kanın intikamı. Yahudi ölecek ve silinecek yeryüzünden! Dolaşacak Aksa’nın bahçesinde Hanzalalar. İsrail nasibini alacak bir Selahaddin-i Eyyubi seferinden.
Allah’ın rahmetinden ümitliyiz her an ve el’an. Satırlarımız, hala Filistin’i dava görmeyen Müslümanlara biraz sitem.
Çünkü Kudüs her Müslümanın önünde bir sınav kağıdı, Aksa nebimizin miracı, kıblemizin ûlası..

Ve o gün muhakkak soracak Filistin’in evladı: “Ben kanımla sularken bu toprakları, neredeydi ümmeti Muhammed’in kıyamı?”

 

 

4 thoughts on “GAZZE’DE KEFENLERİ KÜÇÜLTÜN

    • 3 Kasım 2023 tarihinde, saat 15:12
      Permalink

      Kalemine yüreğine sağlık hissiyatimiza tercüman olmuşsun Allah razı olsun

      Yanıtla
  • 2 Kasım 2023 tarihinde, saat 18:36
    Permalink

    Yüreğine ve kalemine sağlık cnm .. “Elinizden birşey gelmiyorsa yayın “ hadisini O kadar güzel yazmışsın ki.. tebrik ederim.. bu zor günlerin biran önce sona ermesi dileğimle…

    Yanıtla
  • 2 Kasım 2023 tarihinde, saat 20:08
    Permalink

    Yazının güzelliği mi, gerçekliğinin acısımı… çok üzücü çok.. rabbim gören ve duyansın üstümüze düşeni yapmayı nasıp et, üstümüze düşeni yapabilecek idrak makamına yükselt ..AMİN..

    Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir