Orucun Çeşitleri

ORUCUN ÇEŞİTLERİ

Allah’ın kullarına farz kıldığı oruç, ramazan ayında tutulan oruçtur. İslâm’ın beş temelinden biri olarak hadiste belirtilen oruç da işte budur. Ramazan orucu dışında da emir veya tavsiye edilmiş oruçlar olduğu gibi yasaklanmış veya hoş karşılanmayan, yani mekruh görülen oruçlar da vardır. Bu yönüyle oruçları şu şekilde tasnif edebiliriz:

  1. Farz Olan Oruçlar

Ramazan orucunun gerek edası, gerekse kazası farzdır. Bunun yanında yanlışlıkla veya kaza ile adam öldürme, yeminini bozma, ihramlıyken avlanma veya vaktinden önce tıraş olma ve belli bir ifade ile karısının kendisine haram olduğunu yeminle belirttikten sonra pişman olma durumlarındaki ceza seçeneklerinden olan kefaret oruçları da bu kısımda mütalaa edilir. Bunlardan Ramazan orucu, vakti belli olduğu için muayyen, ramazan orucunun kazası ve kefaret oruçları ise gayri muayyen farz oruçlardır. Bunları mükellef ömrünün herhangi bir diliminde yerine getirebilirse de ölümün kime ne zaman geleceği belli olmadığı için ilk fırsatta tutulmaları tavsiye edilmiştir.

  1. Vacip Olan Oruçlar

Hanefîler, cumhurdan farklı olarak dini emirleri farz ve vacip olarak iki ayrı kategoride değerlendirdikleri için oruçları da farz ve vacip olan oruçlar olarak iki kategoride ele alırlar. Bu tasnife göre, vacip olan oruç, adak oruçlarıdır. Bunlar da günü belirlenmişse muayyen, belirlenmemişse gayri muayyen vacip oruç olarak nitelendirilir. Başlanıp bozulan nafile orucun kazası da vaciptir.

  1. Nafile oruçlar

Bu oruçlar da sünnet, mendup, müstehap veya tatavvu adını alırlar. Bunlar, farz ve vacip olan oruçlar dışında tavsiye edilen oruçlardır. Hz. Peygamber tarafından tavsiye edilen ve sevabı olan bu oruçları şöylece açıklayabiliriz:

Şevval orucu: Hicri yılda Ramazan ayından sonra gelen ay, şevval ayıdır. Bu ayda altı gün oruç tutmak müstehaptır. Bu orucu, ramazan bayramının birinci gününden sonra hemen peş peşe tutmak daha faziletli ise de bu ay içerisinde aralıklı olarak da tutabilir. Bu oruç, Hz. Peygamber’in Ramazanı oruçlu geçirip buna Şevvalden altı gün ilave eden kişinin bütün yılı oruçlu geçirmiş olacağı, sözüne dayanır (Muslim, “Sıyam”, 204).

Her ay üç gün oruç: Her kameri ayın on üç, on dört ve on beşinci günleri oruç tutmak da müstehaptır. Hz. Peygamber bunu tavsiye etmiş (Buharî, “Savm”, 56,58; Muslim, “Sıyam”, 181). Hz. Aişe de Peygamberimizin bu günlerde oruç tuttuğunu bildirmiştir.

Pazartesi-Perşembe orucu: Her hafta pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmak da Hz. Peygamber tarafından tavsiye ve teşvik edilmiştir. Konu ile ilgili hadis şöyledir: “İnsanların amelleri Allah Teala’ya pazartesi ve perşembe günleri arz olunur. Ben, amelimin arzı sırasında oruçlu olmayı tercih ederim (Ebu Davûd, “Savm”, 60; İbn Mace, “Sıyam”, 42).

Aşure orucu: Muharrem ayının onuncu gününe “aşure” denir. Hz. Peygamber’in bu günde devamlı olarak oruç tuttuğu rivayet edilmiştir. Ramazan orucundan önce Allah Resulü bunu bir yükümlülük olarak emretmişse de daha sonra sünnet olarak devam edilmiştir. Peygamberimiz Medine’ye geldiğinde Yahudilerin aşure gününde oruç tuttuğunu öğrenince sebebini sormuş onlar da “Bugünde Allah Musa’yı ve İsrailoğullarını düşmanlarından kurtarmıştır”, “Ben Musa’ya sizden daha yakınım” diyerek bugünde oruç tutulmasını emretmiştir (Buharî, “Savm”, 69; İbn Mace, “Sıyam”, 41). Fakat sadece onuncu günü oruç tutmak mekruh görülmüş; bir gün öncesi veya bir gün sonrasıyla tutulması tavsiye edilmiştir.

Zilhicce ayının ilk dokuz gününde oruç tutmak: Peygamberimizin Zilhicce ayının ilk dokuz gününü oruçlu geçirdiği rivayetine dayalı olarak bugünlerde oruç tutmak müstehap görülmüştür (Nesaî, “Sıyam”, 83).

Şaban orucu: Şaban ayında oruç tutmak müstehap sayılmıştır. Hz. Aişe validemizin bildirdiğine göre Peygamberimiz en çok orucu şaban ayında tutmuştur. Şaban ayının tamamını oruçlu geçirdiği de olmuştur (Ebu Davûd, “Savm”, 58; Tirmizî, “Savm”, 36).

Davud orucu: Gün aşırı oruç tutmak, Peygamberimiz tarafından “savm-ı Davud” olarak nitelenmiş ve bu şekilde oruç tutulması tavsiye edilmiştir (Muslim, “Sıyam”, 192). Bu saydığımız günlerde oruç tutulması, özellikle Hz. Peygamber’in tavsiyelerine dayanmaktadır. Ancak bunlardan ayrıca haram ve mekruh günler dışında herhangi bir gün nafile oruç tutulması da sevap olan bir ibadet olur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir