Ümitvâr Olunuz

Ümitvâr olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür seda İslam’ın sadası olacaktır.

Tarihçe-i Hayat/Risale-i Nur

Ümmeti Muhammed’in hâlihazırda içinde bulunduğu durum milyonlarca insanın şahitliğinde devam eden bir faciadır.

Asr’ı saadetin aydınlığıyla tüm dünyaya hâkim bir İslam devleti modeli oluşturmuş Osmanlı’nın yıkılışı ve hilafetimizin ilga edilmesiyle efendimiz (s.a.v)’in on beş asır öncesinden ahir zamana işaret ettiği şu hadisi şerif’in İslam coğrafyasında tezahür ettiğini görüyoruz:

O gün siz kalabalık olacaksınız fakat selin önündeki çer çöp gibi zayıf olacaksınız.

Saff \8

Yaşadığımız asrın genel görüntüsüne kuş bakışı baktığımızda görüyoruz ki Müslümanlar, sayıca fazla olmamıza rağmen, başsızlığın getirdiği en büyük dertlerimizden biri olarak küfrün karşısında bir duvarın tuğlaları görünümünü verememekteyiz. Elbette ki karşı karşıya olduğumuz tüm olumsuzluklara rağmen biz şu şuurdayız ki: ‘’Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır.’’  Bu doğrultuda davamız Efendimizin (s.a.v) ‘’Allah’ın bu dinde diktiği fidanları sürekli vardır onları kulluğunda kullanır’’ hadisi şerifindeki fidanlardan olup zamanımızın hizmet vazifesini hakkıyla ifa edebilmektir.

İslam dünya kadar köklü, insanlık kadar kadim ama eskimeyen bir takvimin seyrini yaşıyor. Seyreden bu takvimde insanın var olması, Allah-u Teala’nın planı gereği Hak ve bâtıl olarak simgeleştirilmiş iki sistemden birinin galip gelmesi sürecinin müşahedesi içindir. Bu süreç Adem (a.s)’dan son insana kadar olan zamanı kapsayan bir süreçtir.

Hak, bâtıl zafer görünümünde iken de zaferdedir. Nasıl bir gece, bir gündüz olması mukadder ise; bir batılın bir hakkın zafer içerisinde olması da mukadderdir. Biz müminler olarak her duruma hazır olmak zorundayız. Nerede ne zaman bir adama ihtiyaç var ise mümin orada olmalıdır ki Allah’ın planı içerisinde ki konumunun hakkını verebilsin. Böyle yapan mümin İslam’ın genel görüntüsü hezimet dahi olsa kazançtadır. Çünkü kul, kapasitesi doğrultusunda üzerine düşeni yapmakla mükelleftir.

Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de

Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin.

Buyurmaktadır. Bizim gözlerimiz yüreklerimizde coşan ümit ile Arş’a dikilidir. Vazife ibadet gerekse ibadet etmek, sabırsa sabretmek, cihat ise cihat yapmak, infak ise infak etmektir. Sonuçları takdir etmek, son kararı vermek Rabb’imizin işidir.

En gür seda islam’ın olacaktır.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir