İslâm Zorla Evliliğe Ne Diyor

NE KADIN NE ERKEK EVLİLİKTE ZORLANMAMALI

İbni Abbas (r.a.) demiştir ki: Muğîs bir köle idi. Bir gün Hz. Peygamber’e gelerek:

-Ey Allah’ın Rasûlü, karım Berire, benden ayrılmak istiyor ona benim için şefaat et dedi. Bunun üzerine rasulallah (s.a.v) Berîre’ye ;

“Ey Berîre, Allah’tan kork. Çünkü o senin eşin ve çocuğunun babasıdır,” buyurdu Hz. Berîre de;

Ey Allah’ın Rasûlü, bunu bana emrediyor musun? Diye sordu (Rasûl-i Ekrem de)

“Hayır, ben sadece bir aracıyım”, cevabım verdi. Berire :

_o halde ben bu evliliği istemiyorum ona dönmeyeceğim. Dedi. Bunun üze­rine Muğis’in gözyaşları yanağının üzerine akmaya başladı. Rasû­lullah (s.a.) de îbn-i Abbas’a hitaben;

“Muğîs’in Berire’ye aşırı  sevgisine, Berire’nin de ona olan nefretine hayret etmiyor musun?” dedi.

Şerh:

Hz. Muğîs, Muğire oğullarının kölesi idi. Karısı Hz. Berire’de Hz. Aişe’nin kölesi idi. Berire çok güzel bir kadındı. Muğis ise siyahî ve sureta pek güzel değildi. Zaten berire köle olduğu için muğis ile zorla istemeyerek evlendirilmişti. Hz. Aişe daha sonra onu azad etti. Bu­nun üzerine Hz. Peygamber onu, eşi Muğîs’in nikâhı altında kalıp kalma­ması hususunda serbest bıraktı.

Çünkü köle olan kadın İslam hukukuna göre hür olduktan sonra eski eşini tercih etmekte yahut ondan ayrılmakta muhayyer oluyordu.  Hz. Berire de Muğis’den ayrılmayı tercih etti. Oysa Hz, Muğîs onu çok seviyordu. Hz. Berire Medine sokaklarında dolaşırken Hz. Muğis onun yanından bir türlü ayrılamıyordu ve onu ken­disinden ayrılmaması için ikna etmeye çalışıyordu. Fakat bütün bu çabala­rı fayda vermedi. Bunun üzerine Hz. Muğis aracı olarak Hz. Peygamber’i gönderdiyse de bu teşebbüs de müspet bir netice vermedi ve Hz. Muğis’in gözyaşlarıyla neticelendi. Hz. Muğis’in bu içten sevgisinin Hz. Berire tarafından nefretle karşılanmasına Hz. Peygamber hayret etmiş ve bu hayreti­ni İbni Abbas’a, “Ey ibn-i Abbas, Muğis’in Berire’ye karşı beslediği aşırı sevgisine, Berire’nin de ona olan nefretine hayret etmiyor musun?” sözle­riyle ifade etmiştir.

Eş seçimi konusunda, kadın da erkek gibi aynı haklara sahiptir. Kadın, istemediği bir erkekle evlendirilemez.

Kadın sahâbelerden dul bir hanım olan Hizâm kızı Hansa’yı babası bir adama nikâh etmişti. Ama Hansa, bu evliliğe râzı değildi. Kalkıp Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimize geldi. Ve babasının nikâhladığı adamla evlenmek istemediğini bildirdi. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz de, onun bu sözü üzerine derhal nikâhı bozdu ve böyle bir evliliğin olamayacağını söyledi.

İbn-i Abbas (r.a.)’ın rivayetine göre, bir defasında bâkire bir kız Resûlullâh (s.a.v.) Efendimizin yanına gelerek dert yandı. Babasının, kendisini arzu etmediği biriyle evlendirdiğini söyledi. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, kıza bu evliliği devam ettirip ettirmemekte tamamen serbest olduğunu söyledi.

Yine dul bir kadın olan Sübey’a el-Eslemiyye’ye iki kişi evlenme teklîfinde bulunmuş ve bu hususta kendisine istemediği kimseyle evlenmesi için baskı yapılmıştı. Bunun üzerine Sübey’a Hz. Peygamber (s.a.v.)’e gelip, olayı anlattı. Hz. Peygamber (s.a.v.) de, onun istediği ile evlenme hakkına sahip olduğunu ifade buyurdu