Taklidi İman Geçerli mi?
TAKLİDİ İMAN SAHİH MİDİR?
Delil istemeden ve araştırma yapmadan inanmaya taklidi iman denir. Böyle bu şekilde inana da mukallit denir. Mukallit, anasından babasından veya herhangi birinden iman edilecek şeyleri duyar ve inanır. Bu imanın sebebiyle sevap alır ve cennete girer. Fakat kâinata, göklere ve yeryüzüne bakıp onları tatbik edip aklını kullanarak inanmadığı için günahkâr olur. Şayet bu şekilde inanmaya gücü yetmiyorsa o zaman nazar ve istidlali terk ettiği için günahkâr olmaz.
Ehl-i sünnet alimlerinin çoğuna göre; imanın rüknü ikidir. Bunlar; kalp ile tasdik, dil ile ikrardır. Bunlar rükn-ü zaiddir. Bu tür iman geçerli olmakla beraber, kişi imanı aklî ve dinî delillerle güçlendirmediğinden dolayı sorumludur. Taklîdî iman, inkârcı ve sapık kimselerin ileri süreceği itirazlarla sarsıntıya uğrayabilir. Bunun için imanı, dinî ve aklî delillerle güçlendirmek gerekir. Çünkü deliller, ileri sürülecek şüphe ve itirazlara karşı imanı korur. Delillere, bilgiye, araştırma ve kavramaya dayalı imana ise tahkîkî iman denir. Her Müslüman’ın tahkîkî imana sahip olması, neye, niçin ve nasıl inandığının bilincini taşımasıdır.

