Kadınlardaki Kötü Huylar
Mekke’nin fethi günü, Rasulullah (sav) Efendimiz, erkeklerle olan biati tamamladıktan sonra; kadınlarla biat etmeye başladı.
Kadınlarla olan biat, yalnız sözlü idi; Rasulullah (sav) Efendimizin eli, biat eden kadınların ellerine hiç değmedi.
Kötü ve düşük huylar, erkeklerden çok kadınlarda bulunduğundan; erkeklerin biatına göre kadınların biatında fazladan şartlar beyan buyurdu. Yüce Allah’ın emrine imtisal ederek, o vakitte kadınları o kötü huylardan men etti.
Kadınların biatında ki şartlardan birisi de hırsızlıktı…
Sirkat yani hırsızlık şeriatın yasaklarından birisi iken nasıl oluyor da kadınlar bu hususta ikinci defa ikaz ediliyorlar. Bu ikazı düşününce acaba kadınların hırsızlık yapmaları daha mı günah diye düşünebiliriz yahut bu ikazdan kastedilen hırsızlık başka bir şey mi?
Evet mutlaka bu hırsızlık farklı bir fiil olmalı ki, Allah rasulü kadınları “siz bu işi çok yapıyorsunuz” diyerek bir kez daha ihtar ediyor.
Kadınlara üstüne basarak yasaklanan hırsızlık nedir acaba?
Üstelik imam-ı rabbani hazretleri 453. Mektubunda kadınların yaptığı bu hırsızlığı
Bu dahi, seyyielerin büyüklerindendir. Bu kötü huy, çoğunlukla kadınlarda bulunmaktadır. O kadar ki, bundan kurtulan kadın bulunmayacak kadardır. Bunun için de, onlarla yapılan biatta, hırsızlıktan nehyetmek şart oldu.
diyerek anlatıyor.
Devamında bu hırsızlığı şöyle tarif ediyor;
– O kadınlar ki, kocalarının mallarında, izinlerini almadan tasarruf edip hiç sakınmadan onları telef ederler; hırsızlar cümlesine dahildirler. Bu arada şöyle dememiz mümkündür:
-Bu mana, bütün kadınlarda sabit olup, bu hıyanet onların bütün fertlerinde var gibidir. Meğer ki Sübhan Allah’ın koruduğu biri ola…
Keşke böyle bir şeyi seyyie ve hıyanet saysalar. Onlarda bu seyyieyi helâl bilmeleri korkusu çoktur.”
Evet, muhtelif sohbetlerde kadınlara bu paragrafı okuduğumuzda aldığımız tepkiler işin vehametini ortaya çıkarıyordu.
- A, o benim kocam ayol onun parası benim param!
- Ne varmış izinsiz alıyorsam zaten benim için kazanıyor!
- Amann canım habersiz almak neden hırsızlık sayılsın ki ben onun karısıyım!
Bu tepkiler uzar gider…
İşte burada iki büyük haram var birisi insanı günahkar yapar diğeri ise küfre sokar.
Bize göre basit ve sıradan bir iş nasıl olurda küfre götürür ki?
Birincisi şar’i yani şeriatın sahibi yüce Allah bu fiili haram kılmış. Kadının kocasının cebinden gizli para alması velev ki evi için harcamış olsun haram kılınmış. Hatta kocasının malından izinsiz sadaka veren kadın sevabı kocasına günahı kendi amel defterine yazdırmış oluyor.
Bunun çaresi eşlerin birbirleriyle anlaşmalarıdır.
İkincisine yani küfre düşme işine gelince, Allah’ın haram saydığı bir fiili helal saymak İslam akaidinde küfür kabul edilmiştir. Kadınlar niye haram olsun o zaten benim kocam diyerek itiraz ettikleri zaman haramı helal bilme cihetinden de, küfür korkusu vardır.
Şanı yüce mutlak hakim Zat, şirki yasak ettikten sonra, kadınlara hırsızlığı da yasak etti. Şu bağlantı ile ki: Bu kötü işin küfürde sağlam bir basamağı vardır. Yani kadınlar hakkında… Bu da, hırsızlığı helâl bilmelerinin yaygın olması sebebi iledir.
Böyle bir iş, kadınlar hakkında sair seyyielerin en kötüsüdür.
Kadınlara, kocalarının mallarını almanın tekerrür etmesi sebebi ile hıyanet melekesi hasıl olunca; başkalarının mallarında tasarruf etmenin kötülüğü de onların nazarından düşünce, zevcelerinden başkalarının mallarında tasarrufa geçmeleri de uzak görülmez. Dolayısı ile, sakınmadan hıyanetle başkalarının mallarını da çalarlar. Çok az düşünmekle bu mana açık bulunmaktadır.
Üstte anlatılan manadan da tahakkuk etti ki, kadınları hırsızlıktan nehyetmek, İslâm dinini en önemli işlerindendir.
Kadınlarla bağlantılı olarak, bunun çirkinliği şirkten sonra taayyün etmiştir.

