Cesaret Ve Sehavet

Risale-i nur da Yirmi Dördüncü Lem’ada Hz. Bediüzzaman;

“Hatta  erkeklerde iki güzel haslet olan cesaret ve sehâvet kadınlarda bulunsa, bu emniyete ve sadakate zarar olduğu için, ahlâk-ı seyyiedendir.” Buyurmuşlardır.

Bu ifadelerde, sehavet ve cesaretin bizzatihi kendisi değil, belki, bu iki sıfatın kadınlarda olmasının aile saadeti noktasındaki sakıncalarına dikkat çekilmektedir. Erkeğinden daha fazla cesaretli olan ve dolayısıyla kocasından korkmayıp, kocasının kendisinden korktuğu bir aile ortamı düşünün. Böyle bir durum -yenilerin ifadesi ile- rol çatışmalarına sebebiyet verecektir. Bu ise ailede huzursuzluğu doğuracaktır. Keza sehavet de, kadınlarda fazla olması halinde, karı koca arasında sadakatsizliğe sebep olabilir. Kadın, istediği şeyi istediğine vermeye başlar ise, kocası tarafından suçlanabilir. Böyle bir durum yine aile saadetini menfi etkileyeceği için neticeleri itibarıyla bu iki sıfat kadınlar için ahlak-ı seyyieden sayılmıştır

Bazı hasletler vardır ki erkeğe yakışır. Bazıları da kadına yakışır. Erkeklerde cesaret ve cömertlik kadınlara göre daha çok aranan güzel bir haslettir. Kadınlarda ise şefkat, merhamet, zarafet, letafet gibi hasletler daha çok aranır ve güzeldir.

Evliliğin iki önemli temeli vardır. Birisi emniyet ve güven üzere olmasıdır. Diğeri de sadakatle birbirine ve aile yuvasına bağlılıktır.

Evlilik hayatında erkek evin geçimini üzerine alır. Kadın ise dâhiliye vekili olarak erkeğin evine malına çocuklara ve namusuna sahip çıkar. Bunlara ihanet etmez. Eğer cömert olursa iktisat edemez. Erkeğin istemediği harcamalar yapabilir. Belki geçim noktasında sıkıntı olabilir.

Bununla birlikte kadının fıtratında başkalarından hususan namahremlerden korkmak ve çekinmek vardır. Eğer cesaret olursa kocasına karşı gelerek yanlış kararlar alabilir. Belki aile yuvasının zarar görmesine sebeb olur. Bir de başkasından çekinmediği zaman iffet noktasında zan altında kalabilir. Bunlarda Emniyet ve sadakate zarar olduğu için ailenin huzuru bozulabilir.